gözümün içinde bir nokta
nefesimde zil sesi
içim dalıyor
hani çoksundur bazı
bazı yok
birisi marşa basıyor
düşündükçe
eziliyor kaburgam
aklım beş karış havada
kalsa iyi
kapının ardındaki fısıltı
çığlıkla dövüşüyor
bu gece
tüm çöplükler dolu
bu suret benim değil
bu kafa hiç değil
belki uzaktaki bir çocuktur
geceyarısı ağlayan
oksijensiz bir balonun
biçimsizliğindeyim
uğulduyor sokak
adım,
adım.
adın,
sürtünüyor beynime
söylemek geçip gidiyor
içimden
içinden yürüyorum
içimden konuşup
ve
o şey,
sen denilen;
gözümün içinde bir nokta
daldıkça büyüyen
pek konuşkan olmayışım bundan
.
.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder