isimler verdiğim değneklerim yok iki yanımda
ucuz bir sokak taşı arasına sıkışmış hepsi
sen de çirkinsin şimdi
suratının içindeki karartıya ay bile vurmuyor
bir miktar nefret buldum besliyorum bugünlerde
seversem kalbim acıyor
kaçtıkça kaçıyorum
yine her kafadan bir sen çıkıyor
yüzünü göğsüne devirdiğin halinle değil
parlayan gülümsemenle anımsıyorum seni
şikayetlerimi biriktiriyorum sana
gözümü alan ışığından haber yok
sağımda oturan anılarımı birileri eziyor
dolu diyemeyeceğim kadar meçhul orası
dikenli bir sakız gibi adın
söylersem ağzım acıyor
koştukça koşuyorum
yine her kafadan bir sen çıkıyor
gözüme yapışıp kaldığın anların hüzünlü ertesi
akşamın son vapurunu kaçırmaya benziyor
renkli yapboz zeminde aksini görebiliyorum
tavanı gösteren aynanın içinde gizleniyor saatler
sola dönen yolun ortasında bir gölge olsa
ya da sola konuşlanmış masada
zehirleniyor oksijenim
bakarsam nefesim acıyor
döndükçe dönüyorum
kendi etrafım dışındaki bu sonsuz çemberde
her kafadan bir sen çıkıyor
sonra ben çıkıyorum işin içinden
sen sağ, ben felaket.
.
.
.
13 yorum:
This is a story about Elisabeth Bathory
Her blood is ourselves...
clean, hungarian blood...
Dark castle,
occult carols sound,
woman...crying
... eternally satisfied
?
I don't think so.
Hear Me now, all Crimes should be Treasured if They bring Thee Pleasure somehow.
And some Satisfaction...
I have killed someone inside me once. And there was no pleasure. And there will never be a satisfaction on earth.
Heaven is too far to wait, and is too sharp for patience. These is always satisfaction to be had, just takes a while to find out where.
Who the hell are you? I do not believe in heaven or shit like these.
What a shame... One day, you will.
It a shame of you, mr. nobody.
Well it was fun while it lasted.
Dont try me anymore. who r u?
V for Villain.
Your turn, who r u?
If you don't know who I am, why are you here?
Because I am 'I' for 'interested'
Yorum Gönder