11 Mart 2011 Cuma

Ütopya Egzersizleri

bakın, 
ben geldim 
vücutsuz ve vakur
zamanın olmadığı bir yerden
coşkuyla kucaklanmak için
soyundum etimden
ağaç dallarına boyadım kollarımı
bir takım benliklerimi yüzdürüp
uzak bir kıyıya taşıdım
hüzünlü bir ressamın düşlediği.
sislerin uzayan örtüsüne üfledim
kurtardım özümü bulanıklığından
yüzünüzün çizgilerini koklayıp
durdurmak için savaşı
kendi olamayanlara öfkemden
ben oldum.
dünyayı karşıma alabileceğim
mutlu gülüşler uğruna
sıyrıldım insan acziyetinden
kısalttım yolları
ben geldim, bakın
gök ve toprak gibi
kararlı.
.
.

Mağlubiyet Panayırı

dondurulmuş sinirleri hücremin
patlamaya hazır bir kutu
organik ağrılarla bezedim onu
üstelik bir deliği bile var kopkoyu
karası gözlerimi alan yavanlıkta
her yırtılışın özrü ve cezası orada
sözcüklere inanmayan adamın
sözcüklerle dansı gibi
ışığın parçalarından elbisesi
labirentinde keskin dönemeçleri
fütursuzca okşadım onu
ağzı ile boynu arasındaki mesafede
aşıklı kokular besledim
kurdelesi çengel boğazında
ödülüyle intihara meyilli 
kanamalı hasta telaşı
düşürsün diye küfesini omzundan
dilimi terbiye edip yaladım
yarasını saracak bandım yokken
kapaklandım üzerine 
korunaklı bir başka deliğin rahmi
midemin altındaki bir tortu
sıkıştığım nefes boğumunda bir ara
iki karartıdan yansıyan utançla
belime inen baltanın yanlış aksi
kelimeler ve acılar yönsüz 
kıpırtısızlığımın ekseninde zehri
bileyip dişlerimi ısırdım dudağımı
duyunun evrimiyle çınladı suskunluk
dileğimi yuttum
ağlayan ben değil
dudağımdı...
.
.

8 Mart 2011 Salı

Kötü Saatte Olmasınlar

saçına dolanmış bir köprü ayağı
tutuyorsan öfkeni tükürüğünde
tuzu acıtan bir umman olur.
eti kemiğine geçmiş bir yaranın
yeni isimleriyle tanışma vaktidir.
içinde bulunduğun değil
dışında boğulduğun bu küfrün
son durağı gözündür.
seslerden izole saydam bir fanus
temennilerinin en samimi olanı.
büyür... 
büyür yine de kırgınlık;
nankör olmayan tek bağımlılığın.
kendine batırdığın her çuvaldızın
ucundaki zehrin özü dudağında
çatlak ve ıslaksın 
tuttuğun dileğin tutarsızlığı kadar.
gördüğün düşten ziyade
yarım bir insansın
dünya, boş umut satar.
.
.