22 Şubat 2009 Pazar

Kadın / Erkek ve Yanılsamalar Üzerine

Çoğu kişiye mutlak mutluluğu yakalamanın açılımını sorduğunuzda muhtemelen benzer yanıtları alırsınız. Genellikle bu aşk - bağlılık - evlilik üçlemesi formunda çok genel-geçer bir istatistik yaratabilir. Ancak gerçek anlamda bunu kimse istemez. Çünkü insan ırkı o kadar da mükemmel değildir ki doğasına aykırı bir şekilde kusursuz ve ebedi mutluluğu layıkıyla taşımayı göğüsleyebilsin.

- Yaşamınızı nasıl istersiniz?

- Biraz acılı lütfen.

Duygusal ve davranışsal zıtlıkları başarıyla bünyesinde taşıyabilen insan organizması "mükemmel"e pek de alışkın değildir. Mükemmellik tek yönlü bir olguyu barındırırken tüm teraziler iki kefelidir ve kimse bunu görmezden gelemez. Bu noktada iyinin ve kötünün birbirinden ayrılamayacak kavramlar olduğu gerçeği belirir. Çünkü eşitsizliğin söz konusu olduğu yerde güvensizlik, korku ve inanç sekmelerinin yaşanması kuvvetle muhtemel görünür. Mükemmel olan sadece iyidir ve insan sadece iyi olana sahip olmakla yetinecek kadar tamahkar değildir elbette. Eğer süregelen bir devinim varsa bu kuşkusuz Ying-Yang dengesinin bir sonucudur. Keşfetmekten usanmayan insan, erişebildiği her duyguyu tüm yönleriyle yaşamak isteyecektir.

- Bu kapı nereye açılıyor?

- Kestirmesi olmayan bir yola.

Yaşamın baskın temalarından aşkı da çift yönlü yaşamaktan keyif alırsınız. Mükemmel aşk dediğiniz muhtemelen mayası bozuk bir kek tadı bırakır damağınızda. Mücadelesiz ve basit elde edilmiş bir zafer gibi görünecektir. O, aslında olanaksızı ister, tutkuyla beslenir. Her zaman itaatkar ve uysal bir erkek, sevilmeye hazır bir kadını bile teslim ettirmeye yetmeyecektir. Kendini tüm benliğiyle size sunan bir aşık, ilginizi çekmeyebilir. Çünkü karşınıza çıkan bu mükemmel gibi görünen varlığın sizi doyurmayacağını bilirsiniz. Dostluk ve aşk arasındaki kalın kırmızı çizgiyi tam buraya yerleştirebilirsiniz. Aşk, statik olmanın çok ötesinde, hiperaktif bir hadisedir. Zırh ve kılıçlarını kuşanmış iki savaşçı aşıktan başka daha heyecan verici ne olabilir ki? Zaten aşk, kötülerin işi değil midir?

- İyi aşık yok mudur?

- İyi "aşk" yoktur.

Bu noktadan bakıldığında aşkın, acıya odaklı hastalıklı bir zaaf gibi görünmesi pek tabiidir. Sorunsuz bir ilişki, sorunlu bir ilişkiden daha sancısız olacağından her an son bulması da an meselesi olacaktır. Gerçek olamayacak kadar mükemmel görünen aşkınız sizi ürkütecek ve görünmezlik hırkanızı sırtınıza alıp dönüp gidebileceksiniz. Çünkü zafer kadehini keyifle kaldırabilmek için ateşalanının tam ortasına cesaretle dalmış olmanız gerekir. Aşk, adrenalin bağımlılığıdır!

...

Hiç yorum yok: