10 Mart 2009 Salı

İçbükey Sözümün Dışbükey Yüzündeki Zar

.
varoluşunun hissettirdiği yokluğun nevrotik sanrısıyla bir duble atıyorum. zihnimin kafası bi'dünya.

dü-bara

bazen hissizliğin adı; ahşap masada tıkırdayan zarların siyah benekleridir. siyah-beyaz bir hesaplaşmanın alt-beyinsel faaliyeti.

şeş-ü-yek

kendimi kıstırıyorum harflerin arasına. ışık hızından öte bir yabanilikle algılıyorum her birini. sağım solum önüm arkam korner. tuzağımın ağlarında kendi yüzüm.

dü-şeş

hızla ilerliyor imitasyon adımlarım. iki türbülans arası bir bulantıda gövdem. histerik susmalarım orijinal el yapımı.

penc-ü-se

ıskalıyorum tüm kilitleri. yüksek öncelikli tercih meselesi. her kapı gıcırtısında raks edemeyecek kadar öksüzüm. ve sihirli bir cümlem yok.

dü-yek

aşinası olduğum likit şeffaflığın dibine çöküyorum. biriyken hepsi; hepsiyken biriyim. çifte standart uygulanmış suni düşler bombardımanında tortularım.

ve ben asla inanmıyorum da; inanmış gibicilik oynuyorum.

hep-yek
.
.
.

Hiç yorum yok: