saçına dolanmış bir köprü ayağı
tutuyorsan öfkeni tükürüğünde
tuzu acıtan bir umman olur.
eti kemiğine geçmiş bir yaranın
yeni isimleriyle tanışma vaktidir.
içinde bulunduğun değil
dışında boğulduğun bu küfrün
son durağı gözündür.
seslerden izole saydam bir fanus
temennilerinin en samimi olanı.
büyür...
büyür yine de kırgınlık;
nankör olmayan tek bağımlılığın.
kendine batırdığın her çuvaldızın
ucundaki zehrin özü dudağında
çatlak ve ıslaksın
tuttuğun dileğin tutarsızlığı kadar.
gördüğün düşten ziyade
yarım bir insansın
dünya, boş umut satar.
.
.
2 yorum:
Şiirinin ritmini şu şekilde hissettim:
Birikmiş, dışa yansıtılamamış, yani bir şekilde ‘tükürülememiş öfke’,
‘Seslerden izole bir fanus’ dileği,
Ve nihayetinde tamamlanamamışlık hissi.
Şiirin noktası burada, ya da ben oraya takıldım bilemiyorum: tamamlanamamışlık
Yüreğine ve mürekkebine sağlık, teşekkürler..
Eksiklik imgelemi her zaman çok etkiliyor beni şiirde nedense. Örneğin Füruğ’dan bir alıntı yapmak istedim. Müsaadenle:
"...
Nasıl da tutuldum çölün ruhuna
Ve uzaklaştırdı beni ayın büyüsü sürünün inançlarından
Nasıl büyüdü yüreğimin yarım kalmışlığı
Tamamlayamadı bir türlü hiç olan yarım öbür yarımı
Durdum nasıl ve gördüm kayıyor
Ayaklarımın altındaki toprak
Ve geçmiyor tenimin bomboş bekleyişine
Sıcaklığı tenimin
..."
Füruğ Ferruhzad - YEŞİL DÜŞ
Füruğ... Onun imgelemlerine erişmek mümkün değil.
Teşekkür ederim.
Yorum Gönder